Senaryosu F Scott Fitzgerald'ın aynı adlı kitabından uyarlanmış olan The Great Gatsby, 66. Cannes Film Festivalinde açılış filmi olarak gösterildi. 17 Mayıs'ta vizyona giriyor.
Kitap, geçtiğimiz hafta yazar Fitzgerald'ın hayatı boyunca yakaladığı satış rakamını çoktan geçti bile.
Eleştirmenler filmle ilgili ikiye ayrılmış durumda. Bazıları coşkulu yaklaşımı için filmi överken, bazıları ise Fitzgerald'ın öyküsünün ustaca tıraşlanarak farklılaştırılması nedeniyle filmi yeriyor. İzleyicilerse, filmdeki ışıltı, şaşaa, güzel ve renkli sahneleri beğendiklerini belirtiyorlar.
Film, 1920'lerin Amerikasında geçiyor ve Amerikan toplumunun o yıllarda içine yuvarlandığı yozlaşmışlığa vurgu yapıyor. Gatsby, sevgilisi Daisy'yi elinde tutabilmek için çok zengin olması gerektiğine inanıyor. Şampanyalar, partiler, havai fişekler havada uçuşurken, film aslında yozlaşmış hayatları anlatıyor.
Fitzgerald, kitabı 1929 yılında yaşanan Wall Street krizinden sadece 4 yıl evvel yayınlamış. Filmin Avustralyalı Yönetmeni Baz Luhrmann, "O zaman neredeysek şimdi de aynı noktadayız. Kitap ve film bulunduğumuz güne ayna tutuyor" diyor. Yardımcı senarist Craig Pierce ise kitapta anlatılan dönemin benzerinin, büyük 2007 krizinin öncesinde yeniden yaşandığını ve arkasından krizin patlak verdiğini belirtiyor.
Son dönemde yaşananlara ayna tutan filmi özellikle Leonardo Di Caprio hayranlarının da kaçırmayacaklarına eminim:)
Filmin fragmanını izlemek isterseniz tıklamanız yeterli...
Kitap, geçtiğimiz hafta yazar Fitzgerald'ın hayatı boyunca yakaladığı satış rakamını çoktan geçti bile.
Eleştirmenler filmle ilgili ikiye ayrılmış durumda. Bazıları coşkulu yaklaşımı için filmi överken, bazıları ise Fitzgerald'ın öyküsünün ustaca tıraşlanarak farklılaştırılması nedeniyle filmi yeriyor. İzleyicilerse, filmdeki ışıltı, şaşaa, güzel ve renkli sahneleri beğendiklerini belirtiyorlar.
Film, 1920'lerin Amerikasında geçiyor ve Amerikan toplumunun o yıllarda içine yuvarlandığı yozlaşmışlığa vurgu yapıyor. Gatsby, sevgilisi Daisy'yi elinde tutabilmek için çok zengin olması gerektiğine inanıyor. Şampanyalar, partiler, havai fişekler havada uçuşurken, film aslında yozlaşmış hayatları anlatıyor.
Fitzgerald, kitabı 1929 yılında yaşanan Wall Street krizinden sadece 4 yıl evvel yayınlamış. Filmin Avustralyalı Yönetmeni Baz Luhrmann, "O zaman neredeysek şimdi de aynı noktadayız. Kitap ve film bulunduğumuz güne ayna tutuyor" diyor. Yardımcı senarist Craig Pierce ise kitapta anlatılan dönemin benzerinin, büyük 2007 krizinin öncesinde yeniden yaşandığını ve arkasından krizin patlak verdiğini belirtiyor.
Son dönemde yaşananlara ayna tutan filmi özellikle Leonardo Di Caprio hayranlarının da kaçırmayacaklarına eminim:)
Filmin fragmanını izlemek isterseniz tıklamanız yeterli...
